• Vazgeç
    Filtrele
Filtrele

VII. Koleksiyonluk Resim ve Hat Müzayedesi

VII. Online Müzayede'de yer alan tüm resimler Yüksek Ressam/Restoratör BAYRAM KARŞİT tarafından ekspertiz edilip onaylanmıştır.

VII. Online Müzayede 13 ŞUBAT CUMARTESİ günü saat 15:00'dan itibaren CANLI olarak devam edecektir.  Her lotun ekranda kalma süresi 30 saniyedir. Lotlar sıra ile satışa çıkacak ve son 10 saniyede teklif gelmesi halinde her lot 20 saniye daha uzayacaktır. 

  • Kategori: Resim
Lot: 1 » Resim

SABRİ BERKEL (1907-1993)

"Balıkçılar".İmzalı. Kağıt üzeri yağlıboya (duralite marufle). 20.3 x 25.5 cm. Not: Yüksek Ressam / Restoratör Bayram Karşit onaylıdır.

*Eserin 26x33 cm ebatlarındaki bir benzeri ENLEM 80 yayınları "Sabri Berkel" katoloğunda Resim 63 olarak yayınlanmıştır."

Detaylar
Lot: 3 » Resim

SABRİ BERKEL (1907-1993)

"Soyut Kompozisyon".İmzalı. Tuval üzeri yağlıboya. 36x24.3 cm. Not: Yüksek Ressam/Restoratör Bayram Karşit onaylıdır.

*Eserin 100x70 cm ebatlarındaki bir benzeri ENLEM 80 yayınları "Sabri Berkel" katoloğunda Resim 154 olarak yayınlanmıştır."

Detaylar
Lot: 14 » Resim

AVNİ MEMEDOĞLU (1924-1998)

"At Pazarı", imzalı, 1950 tarihli, ahşap üzeri yağlıboya, 30x37 cm

"Orta öğreniminden sonra, 1944'te İDGSA Resim Bölümüne girdi. Galeri bölümünde Seyfi Toray'ın, atölyede Cemal Tollu'nun öğrencisi oldu. 1950'de resimleri nedeniyle tutuklandı ve salıverildi. 1953'te İzmir'e yerleşti. Bir yıl sonra, burada ilk sergisini açtı. 1957'de geldiği İstanbul'da, bir süre reklamcılık ve tabelacılık yaptı. İl İmar Müdürlüğünde çalıştı. 1959'da arkadaşları Marta ve Nejat Tözge, İhsan ve Vahi İncesu, Hikmet Aksüt ile Yeni Dal Sanat Grubunu oluşturdu. Grubun sanat bildirgesini kaleme aldı. 1961'de bu grubun ikinci sergisi nedeniyle, öteki arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. 1962'de TİP'in ilk üyeleri arasında yer aldı.

Avni Memedoğlu'na göre; "Sanat sosyal bir olaydır''. O nedenle de sosyal bir amaca bağlıdır. Bu amaç, sanatçıyı, içinde yaşamakta olduğu topluma ve çevresine karşı sorumlu tutar. Resimlerinde, bu amacına uygun tema ve üslup karakteri ağır basar. Sosyal-eleştirel bir tutumla, topluma ayna tutar. Resimlerine yansıyan konular, çevresinde tanık olduğu ve bizzat gözlemlediği yaşam sahneleridir. Resim sanatımızda Ruhi Arel, Turgut Zaim gibi sanatçılarla başlayıp Neşet Günal, Balaban, İrfan Ertel, Mümtaz Yener ve Nuri İyem gibi sanatçılarla süren toplumsal-gerçekçi sanat anlayışının, orta kuşak temsilcileri arasında yer alır. Toplumcu ve insancı (hümanist) bir sanat anlayışını benimser."

Detaylar
Lot: 17 » Resim

TURGUT ATALAY (1918-2004)

"Natürmort". İmzalı. Tuval üzeri yağlıboya. 1993 tarihli. 50x40 cm

"1936-1945 arasında Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Leopold Levy atölyelerinde sanat öğrenimi gördü. İki yıl R. Belling’in yanında heykel etütleri yaptı. 1940’da Yeniler (Liman Ressamları) Grubunun kuruluşuna katıldı. 1946’da Paris’te düzenlenen uluslararası bir sergiye (UNESCO) yapıtlarıyla girdi.

Aralıklı olarak dört yıl resim öğretmenliği yaptıktan sonra, tiyatro ve opera dekoratörü olarak uzun yıllar çalıştı. Ressam ve Heykeltıraşlar Derneği’nin yurt içinde ve dışında düzenlediği sergilere katıldı. 1964’te Akademi Sanat Ödülünü kazandı. Resimlerinde klasik etüt birikimlerinin oluşturucu etkileri egemendir. Figür kaynaklı sanat anlayışının sürdürücüleri arasında yer alır."

Detaylar
Lot: 19 » Resim

P. JOHNSON

"İstanbul", imzalı, tuval üzeri yağlıboya, 44x65 cm

"İngiliz ressam P. Johnson'ın İstanbul'da yaşadığı dönemde İbrahim Safi ve Naci Kalmukoğlu ile birlikte resim yaptığı bilinmekte, eserlerinde bu iki sanatçının fırça izlerine rastlanabilmektedir"

Detaylar
Lot: 20 » Resim

P. JOHNSON

"Ayasofya", imzalı, tuval üzeri yağlıboya, 44x68 cm, 1950 tarihli

"İngiliz ressam P. Johnson'ın İstanbul'da yaşadığı dönemde İbrahim Safi ve Naci Kalmukoğlu ile birlikte resim yaptığı bilinmekte, eserlerinde bu iki sanatçının fırça izlerine rastlanabilmektedir"

Detaylar
Lot: 66 » Resim

ERVAND DEMIRDJIAN (1870-1936)

"Eski Kahire'de Sokak". İmzalı. 45x32 cm. Tuval üzeri yağlıboya

"Yervant (Ervand) Toros Demirciyan, 24 Mayıs 1870’te, çocukluğunu geçirdiği İstanbul’un Yenikapı semtinde doğdu. Ailesi, babası annesi, bir ağabeyi, üç kız kardeşi ve kendisinden oluşuyordu. Büyükbabası Kumkapı’da bir demirciydi dolayısıyla soyadları Demirciyandı.

İlk eğitimini Yenikapı Arakelots Ermeni Mektebinde bitirdikten sonra, İstanbul’da yeni kurulan Güzel Sanatlar Okulu’na (Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane) girdi ve onur derecesiyle mezun oldu. 1893’te, bir Ermeni entelektüel olan Arshag Tchobanyan’ın (1872-1954) teşvik ve eşliği ile Paris’e gitti ve ressam Jean-Paul Laurens’in (1838-1921) ve aynı zamanda ünlü oryantalist Benjamin Constant’ın öğrencisi olarak “Academie Julian”a kaydoldu. 

Modern Mısır’ın ilk sanat grubu olan Circle of Artists’in yıllık sergilerinin bazılarına katıldı. 1901’de Khorenyan (günümüzde Kalousdyan – Nubaryan) oklunda öğretmen oldu. Verdiği özel derslerde ilerleyen yıllarda Mısır’ın Modern Sanat akımının kurucusu avant-garde Diran Garabedyanı (1882-1963) yetiştirdi. 

Modern Mısır tarihindeki ilk Ermeni Mısırlı profesör ressam olan Demirciyan, eski Kahire ve Nil’in sosyal sahnelerinde ustalaştığı oryantalist konuları ile ölümsüzleşmiştir.(Kaynak: İra Tzourou)

Detaylar
Lot: 68 » Resim

ARAM BAKALİAN (1878-1959)

"III.Ahmed Çeşmesi-İstanbul". İmzalı. 35x26 cm. Tuval üzeri yağlıboya (ahşapa marufle)

"Osmanlı dönemi, İstanbullu Ermeni ressam Aram Bakalian (d.1878, İstanbul - ö.1959, Paris)"

Detaylar
Lot: 70 » Resim

ZİYA KESEROĞLU (1906-1973)

"Kompozisyon".İmzalı. 40x62 cm. Tuval üzeri yağlıboya (duralite marufle)

"27 Haziran 1906’da İstanbul’da doğdu, 9 Ağustos 1973’te aynı kentte öldü. İlk ve ortaöğreniminden sonra 1922’de Güzel Sanatlar Akademisi’ne (şimdi Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Önce Hikmet Onat’ ın sonra İbrahim Çallı’nm atölyelerinde çalıştı, 1930’da mezun oldu. 1932’de kısa bir süre için Viyana’ya gitti. Aynı yıl Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ne katıldı ve bir dönem birliğin başkanlığını yaptı. 1946’dan başlayarak İstanbul Yüksek Teknik Okulu (sonra İstanbul Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi, şimdi Yıldız Üniversitesi) Mimarlık Bölümü’nde resim öğretmeni olarak çalıştı.

Keseroğlu, ilk çalışmalarında Bonnard ve Corot etkisi ile izlenimci (empresyonist) bir tutum ortaya koymuştur. Resimlerinde rahat, ancak özenli bir fırça işçiliği ile başarılı renk uyumları göze çarpar. Giderek kendi özgün üslubunu geliştirmiş, renk ve biçimle daha az ilgilenerek nesnelerin plastik değerlerine ağırlık vermiştir. Ayrıca bu dönemde az sayıda rengin değer ve uyumlarını kullanmaya özen göstermiştir. Doğayı betimleyişinde şiirsel bir anlatım vardır. Biçimleri sağlam, kompozisyonuhareketlidir.Tümüy-le lirik ve duyarlı bir etki uyandırırlar. Zaman zaman fovist ve dışavurumcu üslupla yaptığı resimleri ise lekeci, renkçi kompozisyonlardır. Lirik bir atmosferin egemen olduğu kişisel üslubuyla daha çok natürmortlar ve manzaralar yapmıştır."

Detaylar
Lot: 71 » Resim

MUHSİN KUT (d.1938)

"Virane Evler", imzalı, 1968 tarihli, tuval üzeri yağlıboya, 46x56 cm

" İlk resim sergisini 1959 yılında Taksim Meydanı’nda açtı. 1964-1969 yılları arasında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Seramik Bölümü’nde okudu ve oradan mezun oldu. Akademi içinde 1967 yılında Uluslararası Barış Şenliği Resim birincilik ödülü ile Ahmet Andiçen Seramik birincilik ödülünü kazandı. Akademide öğrenci iken Sabri Berker’in önerisi ile Beşiktaş Resim Heykel Müzesi Milli Koleksiyonu’na eseri kabul edilmiştir.

1987 yılı Tekel Resim yarışmasında birincilik ödülü alan sanatçının resimleri İstanbul ve Ankara Resim ve Heykel Müzeleri’nde, Avustralya’da Broken Hill Belediye Müzesi’nde, New York Üniversitesi Abby Grey Koleksiyonunda, İstanbul Modern’de, ayrıca yurtiçi ve yurt dışında birçok önemli koleksiyonda bulunmaktadır.  İnsansız sokakları , özgün, tipik binaları, renkçi anlayışı ve özgün boya kullanımıyla hala eserlerini üretmeye devam etmektedir."

Detaylar
Lot: 72 » Resim

TURGUT ATALAY (1918-2004)

"Köylü Kızı". İmzalı. 58x48 cm.1981 tarihli. Ahşap üzeri yağlıboya. Arkası ithaflı ve imzalı ( Çok Sayın Yılmaz Bey'e. 1988)

"1936-1945 arasında Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Leopold Levy atölyelerinde sanat öğrenimi gördü. İki yıl R. Belling’in yanında heykel etütleri yaptı. 1940’da Yeniler (Liman Ressamları) Grubunun kuruluşuna katıldı. 1946’da Paris’te düzenlenen uluslararası bir sergiye (UNESCO) yapıtlarıyla girdi.

Aralıklı olarak dört yıl resim öğretmenliği yaptıktan sonra, tiyatro ve opera dekoratörü olarak uzun yıllar çalıştı. Ressam ve Heykeltıraşlar Derneği’nin yurt içinde ve dışında düzenlediği sergilere katıldı. 1964’te Akademi Sanat Ödülünü kazandı. Resimlerinde klasik etüt birikimlerinin oluşturucu etkileri egemendir. Figür kaynaklı sanat anlayışının sürdürücüleri arasında yer alır."

Detaylar
Lot: 77 » Resim

SAMİ YETİK (1878-1945)

"Bebek Cami", imzalı, 1943 tarihli, kontraplak üzeri yağlıboya, 21*28 cm

"Türk empresyonist ressam Sami Yetik 1878’de İstanbul’da doğdu. Resim eğitimini Kuleli Askeri Lisesi’nde Osman Nuri Paşa, Mekteb-i Harbiye’de Hoca Ali Rıza ve Sanayi-i Nefise Mektebin’de Salvatore Valeri, Zarzecki gibi önemli ressamlardan aldı. Sanatçı 1910 yılında gittiği Paris’te Académie Julian’da Jean Paul Laurens’in öğrencisi olmuştur.

1912 yılında yurda döndükten sonra çeşitli okullarda resim öğretmenliği yapmıştır. 1917 yılında açılan Şişli Atölyesi’nde 1914 Kuşağı ressamlarıyla birlikte savaş temalı resimler yapmıştır. 1940 yılında Ressamlarımız isimli bir kitabı yayınlanmıştır.

Kalın boya dokusu, geniş fırça vuruşları, ışıklı renk tonlamaları ile empresyonist bir üslupla yaptığı resimlerinin ana temasını İstanbul, Ankara, Bursa ve Edirne’den yaptığı peyzajlar oluşturmuştur. Beykoz, Yuşa Tepesi, Hisarlar, Sarıyer, Maçka, İstinye, Yedikule betimlemeleri sanatçının İstanbul görünümlerinden bazılarıdır.

1914 yılında 1. Dünya Savaşı’nın başlaması ile yurt dışı eğitiminden dönen Sami Yetik, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Ali Sami Boyar ve Namık İsmail gibi ressamlar, Şişli Atölye’sinde toplanarak savaş temalı resimler yapmışlar ve bu resimler ilk kez 1918 yılında Galatasaraylılar Yurdu’nda daha sonra Viyana’da sergilenmiştir.1910 yılı civarında Avrupa sınavını kazanarak yurt dışına resim eğitimi için gönderilen ve 1914 yılında yurda geri dönen Şişli Atölyesi ressamları, 1914 Kuşağı veya Çallı Kuşağı adıyla anılan grubun üyelerindendir. Feyhaman Duran, Mehmet Ruhi Arel, Nazmi Ziya Güran ve Hüseyin Avni Lifij 1914 Kuşağı’nın diğer temsilcileridir."

Detaylar
Lot: 78 » Resim

AVNİ LİFİJ (1886-1927)

Peyzaj, imzalı, kontraplak üzeri yağlıboya, 18*27 cm

"1906 yılında Hüseyin Avni Lifij, Fransızca öğretmeni İskender Ferit Bey sayesinde Ayasofya'da mimari çizimler yapmakta olan Fransız mimar Henri Prost ile tanışır. Henri Prost, resimlerini Müze Müdürü Osman Hamdi Beye götürmesini önerince Pipolu Otoportre adlı resmini Osman Hamdi Bey’e götürüp göstermiştir.  Bu sırada Osman Hamdi Bey,   İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürü ve Güzel Sanatlar Akademisi adını alacak olan mektebin de başındadır. Avni Lifij’in tamamen doğal bir yetenek ve amatör bir ruhla yaptığı bu resmi beğenen Osman Hamdi Bey, bundan sonra yaptığı resimleri kendisine göstermesini ister.

1908’de Osman Hamdi Bey’in Paris’e göndermek istediği öğrenci adayları listesinde, Hüseyin Avni Lifij’in de adı ve “Pipolu Otoportre resmi vardır.  Bu resim Abdülmecid Efendi’nin beğenisine sunulur."Kadehli-Pipolu Otorportre" sayesinde yurtdışında yetkin bir sanat eğitiminin, Avrupa'nın ve başarılı bir sanat hayatının kapıları Avni Lifij'e açılacaktır. 

Nihayetinde Abdülmecid Efendi’nin de onayı ile Hüseyin Avni’ye Avrupa’nın kapıları açılmış olur.  Bir yıl kadar Sanayi-I Nefise’de süren bir eğitimden sonra 1909 yılında Paris’e giderek “I’Ecole Nationale Speciale des Beaux-Art”dan kurları izleme belgesi alarak Cormon Atölyesi’nde resim çalışmalarına başlar. Bu atölyede kendisinden önce gelen veya sonra gelip kayıt olan  İbrahim Çallı, Feyhaman Duran  ,  Hikmet Onat,  Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail gibi  ressamlarla birlikte Paris’te birçok faaliyetlerde bulunur. Cormnon’un atölyesine gelen Türk Ressamlarının pek çoğu izlenimci bir ressam olmaya meylederlerken kendisi daha çok simgeci ressamlara ilgi duymaya başlar.  Bu nedenle Ressam Guillonnet ve Andre Lecomte Du Noüy ile dostluk kurarak serbest zamanlarında atölyelerine devam etti.

1912’de Paris’ten İstanbul’a dönmek zorunda kalmış ve İstanbul Sultanisi (İstanbul Erkek Lisesi)’nde resim öğretmeni olarak görev yapmaya başlamıştır.  İki yıl sonra  I. Dünya Savaşı çöıkmış Paris’te kalan diğer Türk ressamların  hepsi de yurda geri dönmüşler ve   Osmanlı Ressamlar Cemiyetini kurmuşlardır. Üstelik  Paris’te eğitim gören bu ressamlar  1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri) olarak adlandırılacaklar ve H. A. Lifij de bu ressamlar içinde en yetenekli olanlardan birisi olarak dikkatleri çekeceklerdir.   

1915'te Kandili İnas Sultanisi (Kandilli Kız Lisesi)'nde Fransızca öğretmenliği yapar. Paris’te Louvre Müzesi’nde Luca Giordano’nun “Mars ile Venüs” tablosunun Lifij tarafından yapılan kopyasının da bulunduğu koleksiyon Güzel Sanatlar Okulu’nda toplanarak; 1915 Ekim ayında sergilenir. 1916 yılı ilkbaharında 1. Galatasaraylılar Yurdu Resim Sergisi’ne iki resmi ile katılır. 1917 sonbaharında İstanbul'da Galatasaraylılar Yurdunda açılan "Savaş Resimleri ve Diğerleri" Sergisi'ne, 20 resim ile katılmıştır.

Bu sırada Enver Paşa’nın teşviki ile kurulan Şişli Atölyesine de resimler yaparak katılır. Şişli’de kurulan atölyede, Namık İsmail ve dönemin diğer ressamları,  İbrahim Çallı, Feyhaman Duran  ,  Hikmet Onat,  Nazmi Ziya Güran ,  Hüseyin Avni Lifij,  Sami Yetik',   Şevket Dağ,  Mehmet Ruhi Arel, Ali Sami Boyar gibi sanatçılar savaş konulu resimler yapmak üzere görevlendirilirler.  Hüseyin Avni’de Şişli Atölyesi denilen bu atölyede savaş konulu bir çok resim yapacaktır.

 Nitekim 1918’de Viyana'da sergilenen "Savaş Resimleri ve Diğerleri Sergisi"ne 18 resim ile katılır.  İçinde sanatçının da beş eseri bulunan hükümete ait olan 56 adet tablo, Maarif Kurulunun 12. 3. 1921 tarihli mazbatası uyarınca "Resim Eserleri Koleksiyonu" tarafından alınır. Türk ressamlar Cemiyeti Tarafından düzenlenen 4. Galatasaray Resim Sergisi'ne üç resim ile ve aynı yıl kurulan Serbest "Resim Atelyesi"ndeki sergiye 7 poşad ve 1 eskizi ile dahil olmuştur.

1924’te Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’si Tezyini Sanatlar öğretmenliğine atanır. Ölümüne kadar Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’si Tezyiniye Muallimi olarak görevde kalır. Ancak bölümün ilk mezunlarını göremeden; 2 Haziran 1927’de Laleli’de Harikzedegan Apartmanı’ndaki odasında henüz 41 yaşında iken, hayata veda   eder."

Detaylar
Lot: 79 » Resim

AYETULLAH SÜMER (1905-1979)

"Sisli İstanbul". İmzalı.1957 tarihli. 27x35 cm. Duralit üzeri yağlıboya

 

“1905 yılında İzmir'de doğan Ayetullah Sümer, ilk ve orta öğrenimini bu şehirde gerçekleştirdikten sonra 1925 yılında Fransa’ya giderek Marsilya Ticaret Okulu'nda eğitimine devam etmiştir. Marsilya’da eğitimine devam ederken resim ile ilgilenmeye başlayan Sümer, 1927’de İzmir’e dönene kadar Marsilya Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nda Théophile Bérengier’in resim atölyesine devam etmiştir. 1928 yılında İzmir Türk Ocağında ilk kişisel sergisini açan Sümer, burada tamamen sanatla ilgilenmeye karar verir. Aynı yıl devlet bursu alarak Paris'e gider.

Paris'te bulunduğu süre içerisinde Baudin'in atölyesinde fresk üzerine çalışmalar yapmıştır. 1929 yılında Türkiye’de Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'nin kurulmasına öncülük eden Sümer, 1933’te Türkiye’ye dönene kadar geçen süreçte Paris’te dört sergi açmıştır. Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul’a yerleşen sanatçı, 1938’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde fresk atölyesi kurarak 1971'de emekli olana kadar burada eğitim vermeye devam etmiştir.

1979 yılında İstanbul'da hayatını kaybeden Sümer, 1983'te "Akademinin Kuruluşunun 100. Yılı" kutlamaları kapsamında "Osman Hamdi Onur Ödülü'ne değer bulunmuştur. Ayetullah Sümer'in, başta Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde olmak üzere, resmi ve özel koleksiyonlarda pek çok eseri bulunmaktadır.”

Detaylar
Lot: 80 » Resim

ALİ HALİL SÖZEL ( 1904-1974)

"Natürmort". 41x33 cm. 1940 tarihli. Tuval üzeri yağlıboya.

"Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’ni bitirdikten sonra Paris’e giderek Devlet Güzel Sanatlar Akademi’sinde resim öğrenimini pekiştirmiştir. Yurda dönüşünde İstanbul’da orta öğrenim kurumlarında resim öğretmenliği yaptığı bilinmektedir. Ali Halil, kendinden önceki kuşakla başlayan ve 1914 kuşağı ressamlarınca yaygın biçimde tatbik edilen  izlenimci anlayış doğrultusunda resimler yapmıştır. Bazı peyzajlarında babası Halil Paşa’da rastladığımız, görsel etkiler ve izlenimci yorum özelliklerinin, Ali Halil'i de etkilemiş olduğu iddia edilebilir. Daha çok, Boğaziçi görüntülerini içeren açık hava ressamlığı geleneğini devam ettiren Ali Halil'de, daha panoramik bir bakış ve resmin bütünlüğü adına ayrıntıdan ödün veren bir yaklaşım egemendir."

Detaylar
önceki
Sayfaya Git: / 2
sonraki